Category Archives: Alem-i Tarid

sarhoş tanrılar

Tanrı olsaydım ben, tembelliğimden kıyameti kopartamazdım.  ‘Ol der olur’ kısmı kolay olsa da onca insanı hesaba çekmektense yatağımda başım yere sarkık yatar, saçımda ki yağlar yere damlarken, tavanda acaba bugün ne yaratsam diye kurgulardım. Hayır, hayır saatlerce yapmazdım bunu da. Yaratma fikri aklıma geldikten beş dakika sonra hali hazırda yarattığım tüm mucizelerin arasında oyunlar oynadığım hayallere kaptırırdım kendimi. B ise tam o sırada yanımda olsaydı yahut Tanrı katına çıkmasına izin verseydim ben, benim bu bilinçsizliğime “fikir sancısı çekememek” derdi, bin dokuz yüzüncü kez. Aman ne de yaratıcı bir tanımlama. Read More →

yazkokusu

Birkaç bira alıp sahile indiler. Tıp hayatı, yazarlık, dünya düzeni, din, Allah, kadınlar hakkında bir süre konuştular. Sadi erken sarhoş olmaya başlamıştı. Bir bira kafasını çakır yapmış ikinci bira da kendisinden geçmiş dili açılmıştı. Anlattıkça anlattı, karısından bahsetti. Kardeşinden bahsetti sonra ailesinin vefatından ve kardeşini bile bile evde yalnız bıraktığından bahsetti. Söylememesi gerekirdi ama söyleyiverdi, kardeşinin balkondan ve camdan atlamaya meyli olduğunu. Kendi müstakil evlerindeyken ikinci kattan iki sefer atlamış şükür bir şey olmamıştı. Ondan sonra babası evi satmak zorunda kalmadan evvel camlara parmaklık yaptırtmıştı. Şimdi ki evleri de beşinci kattaydı. Camlarda kilit olsa da bugün kilitlemediğini anlattı Abdullah’a. “Kader kendi işini kendisi yapsın dedin yani” dedi Abdullah. Read More →